17 Şubat 2013 Pazar

Çağrı'nın Sünnet Mevlidi Kurabiyeleri



Sevgili Çağrı'nın sünnet mevlidinde misafirlere hediye edilmek üzere yaptığım kurabiyeler...
Fotoğrafları gece çektiğim için renklerinde sorun oldu ama yine de paylaşmak istedim.Profesyonel fotoğrafçı değilim malesef...(Keşke olabilsem...Bu gidişle bir de fotoğrafçılık kursuna gidicem galiba...)









Bu şekerlere "sosyete şekeri" deniyormuş.Mevlitte çocuklara dağıtılmak üzere hazırladık...



23 Ocak 2013 Çarşamba

Kandil Simidi

Bugün Mevlid Kandili.Öncelikle hepinizin kandiliniz mübaret olsun.Bu vesileyle sizlerle "kandil simidi" tarifini paylaşmak istedim.
Malum, kandillerde yapacağımız ibadetler ve edeceğimiz duaların yanısıra özellikle büyüklere yaptığımız ziyaretler kandillerin vazgeçilmezidir.Bu ziyaretler sırasında kandil simidi götürmek de bir başka vazgeçilmezdir.Ben hazırlığımı bu akşamdan yaptım.Darısı başınıza.Haydi kolay gelsin.

Malzemeler
250gr.margarin(Ben genelde tereyağını veya karışık kullanmayı seviyorum)
4çorba kaşığı yoğurt
1kahve fincanı zeytinyağı
1çorba kaşığı mahlep
2kahve kaşığı tuz
1,5kahve kaşığıkabartma tozu
1yumurta(sarısı hamuruna,beyazı üzerine)
aldığı kadar un
50gr susam(üzeri için)
Hazırlanışı
Margarin(oda sıcaklığında),zeytinyağı,yoğurt,mahlep,tuz,kabartma tozu,yumurta sarısı bir kaba konulup karıştırılır.Elenmiş un konup kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır.
Yumurta(veya ceviz) büyüklüğünde parçalara ayrılıp simitler yapılır.Önceyumurta akına sonra susama batırılarak tepsiye dizilir.
Orta hararetli fırında(170 derecede)Pişirilir.(çok kızarması beklenmeyecek.
Afiyet olsun.

14 Ocak 2013 Pazartesi

"Arın Bebeğin" Kurabiyeleri

Hoşgeldın Arın Bebek...

Hayat ne tuhaf...Bunu biliyoruz ama bazen çok yakından tanıklık ediyoruz...
Salı günü komşularımla birlikteyken deprem oldu;eve indiğimde telefon çaldı ve halamın eşinin vefat ettiği haberi aldım.
Deprem heyecanının üzerine bir de sevdiğim bir insanın kaybının üzüntüsünü yaşadım.
Aradan ancak birkaç saat geçmişti ki bu defa da başka bir haberle telaşlandım...
Arın bebeği hafta sonu bekliyorken anne sancılanmış hastaneye gidiyordu...
birkaç saat sonra da doğum haberi geldi...
Sabaha kadar uyumadan çalışıldı ve kurabiyeler yetişti...
Ertesi gün cenazeye gidildi...
Ölenler, doğanlar; üzüntüler, sevinçler hepsi bizim için hayatta...
Herşeyin hayırlısını diliyorum...




5 Ocak 2013 Cumartesi

Arpa Şehriye Salatası



"Sofra" dergisinde görüp denediğim bu tarifi sizlerle paylaşmak istedim...
Malzemeler:
3 adet kırmızı biber
1 su bardağı arpa şehriye
2 adet haşlanmış tavuk budu
8 adet mantar
3 dal  taze soğan
1 çorba kaşığı limon suyu
Yarım su bardağı mısır
10 dal maydanoz
5 dal dereotu
Yeteri kadar su

Sosu için:
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Yarım limonun suyu
Tuz, karabiber

Hazırlanışı:
Kırmızı biberleri közleyip kabuklarını soyun ve iri küp şeklinde doğrayın.
Mantarları temizleyip limon suyu eklediğiniz suda haşlayarak arzunuza göre doğrayın.
Haşlanmış tavuk etini didikleyin.
Bir tencereye 5 su bardağı su ve bir tutam tuz koyup kaynatın.Şehriyeyi ilave edip yumuşayana kadar pişirin.
Süzüp servis tabağına alın.
Üzerine, doğrayıp hazırladığınız ve diğer bütün malzemeyi koyarak harmanlayın.
sosu için zeytinyağı,limon suyu, tuz ve karabiberi karıştırın.Salatanın üzerine gezdirerek servis yapın.
(Ben nar ekşisini sevdiğim için onu da kattım.).
Kolay gelsin...Afiyet olsun...

2 Ocak 2013 Çarşamba

"Sesli Kitap"



Benim için bugünün anlamı çok büyük.Çünkü yıllardır yapmayı en çok istediğim şeye bugün başladım.
"Görme engelliler için kitap seslendiriyorum"
Emekli olmadan önce araştırmıştım bu konuyu.Fakat o zamanlar bir ilçede yaşıyorduk ve başvurduğum kütüphaneler ve 5 Nokta Körler Derneği hep aynı şeyi söylediler.Kayıt için bu kuruluşların bünyesindeki stüdyolarda okumak gerekiyordu.Bu da imkansızdı.Emekli olup İstanbul'a yerleşince de kayıt yapılan kütüphaneler şehrin diğer ucundaydı.Ben de "Sesli Kitap Gönüllüleri"ne katıldım.Çünkü onlar ev ortamında bilgisayarda yapılan kayıtları kabul ediyorlardı.Kitabı okuyup bitirdim ve yaklaşık on dört ay önce teslim ettim.Defalarca sonucu sordum, sabırlı olmam gerektiği söylendi.Ümidimi kestiğim için başka yollar aramaya başladım.
Geçen ay internetten, Kadıköy Belediyesinin de görme engelliler için kitap okuttuğunu öğrenince hemen başvurdum.Geçen hafta deneme kaydı yaptık Veee bu gün ilk kaydı yaptık.
Çok mutluyum.Yararlı olmayı o kadar fazla istiyorum ki...
"Görmeyenlerin gözü olmak..."...
Seslendirdiğim kitap ise "Mucizeler Dükkanına Dönüş"

Alman Pastası

Nerdeyse yirmi yıldır kullandığım bir tarifi paylaşmak istiyorum sizinle.
Bu tarif bizim evde çok rağbet görür. Misafirlerimden de övgü alır. Belki siz de denemek istersiniz...
Malzemeler:
Hamur için;
3 yumurta (oda sıcaklığında)
1,5 çay bardağı toz şeker
1,5 çay bardağı yoğurt
1,5 çay bardağı çiçekyağı
4,5 çay bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Krema için;
2 su bardağı süt
2 çay bardağışeker
2 yemek kaşığı un
1 tatlı kaşığı nişasta
Hazırlanışı:
Önce yumurta ve şeker, mikser yardımıyla iyice çırpılacak.
Yumurta kabardıktan sonra yağ ve yoğurt katılarak çırpılacak
En son kuru malzemeler birlikte elenerek katılacak.
Hamur yuvarlak bir kalıba dökülerek 170-180 derece fırında yaklaşık 30-40 dakika pişecek.Bu süreyi ve ısıyı kendi fırınınıza göre ayarlayabilirsiniz.Kek hafifçe pembeleşmeli...

Kek fırındayken bir taraftan da kremayı pişirmeliyiz.Bunun için bütün malzemeyi tencereye koyup soğukken bir çırpma teliyle iyice karıştırdıktan sonra ateşe koyup topaklanmaması için karıştırarak pişiriyoruz.

Kek piştikten sonra soğuması beklenecek.İkiye bölünerek arasına kremanın tamamı dökülecek.Üzerine bolca pudra şekeri dökülerek servis edilecek.

Afiyet olsun...

26 Aralık 2012 Çarşamba

Sürpriz Doğum Günü Pastası

Bugün ikiz kız kardeşlerimin doğum günü.
Yaptığım pastaları bloğumda görüyorlar ve içleri gidiyor...Çünkü  ben İstanbul'dayım, onlar memlekette(Gönen)
Bu yıl çok güzel birşey oldu.Eşimin, iş toplantısı için o tarafa gitmesi gerekti.Üstelik de dün...
Hemen bir plan yaptım, herşeyi organize ettim ve pastaları yapıp gönderdim.
Canlarım,
Size sağlıklı,mutlu,huzurlu sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz uzun yıllar diliyorum.İyi ki doğmuşsunuz,sevgiler...
(Pastalar yerine ulaştı...)


17 Aralık 2012 Pazartesi

Yufka Çanağında Sucuklu Yumurta


 Hafta sonu kalabalık kahvaltı sofralarında hem şık sunumu hem de servis pratikliği açısından tavsiye edeceğim bir çeşit.
Sucuğu sevsek de hafta içi pek yiyemiyoruz.hafta sonu sucuklu yumurta ise kalabalık sofrada servisi zor bir çeşit.Bu sebeplerden ben "yufka çanağında sucuklu yumurta yapmakta buldum çözümü"Çok beğenilince sizlerle de paylaşmak istedim.
Bir yufkayı yayıp ertilmiş tereyağla (bir fırça yardımıyla) yağlıyorum.İkinci yufkayı onun üzerine seriyorum.Kalıbıma uygun büyüklükteki yuvarlak bir kalıpla (bir tabak veya tas olabilir) yufkayı kesiyorum ve kestiğim parçaları fotoğrafta görüldüğü şekilde yerleştiriyorum.(Kalıbı da tereyağla yağlıyorum)Fırında kızartıyorum.
 Önceden küçük doğrayıp pişirdiğim sucukları bu yufka kaplarına koyup üzerlerine yumurta kırıyorum ve fırında yumurtalar   kayısı  pişene kadar tutuyorum.
Yumurtalar pişince fırından çıkarıp üzerine kaşar peyniri koyarak (Dilim olarak da koyabilirsiniz rende olarak da) tekrar fırınlıyorum.Kaşarlar eriyince sıcak sıcak servis yapıyorum.(Yufka kaplarınızı önceden de hazır edebilirsiniz)
Diğer aşamaları fotoğraflayamadım.(Doğum günü pastasını yetiştirme telaşındaydım).Ayrıntılı anlatmaya çalıştım.Umarım anlaşılmıştır.
Afiyet olsun...

16 Aralık 2012 Pazar

Doğum Günü Pastası

 Sevgili Gülce'ye ailesi ve sevdikleriyle birlikte nice mutlu,sağlıklı,huzurlu doğum günleri diliyorum...




12 Aralık 2012 Çarşamba

"Harry Potter" Temalı Pasta

 Sevgili Çağla, doğum günü pastasının Harry Potter temalı olmasını istedi.

 Modeli O seçti, bana uygulamak düştü.
Zevkle çalıştım; ve...

İşte sonuç... 

28 Kasım 2012 Çarşamba

"Çamaşır Kurutma Derdine Son"


Her yıl sonbaharın gelmesiyle başlayan "çamaşır kurutma derdi" yok artık bizim evde.Çünkü yukardaki resimde gördüğünüz hamarat yardımcım çoktan yerini aldı ve işbaşı yaptı...
Kaç yıldır istiyordum ama etraftan olumlu yorum alamadığım için cesaret edemiyordum.Geçen yıl çamaşır çilesi canıma yetti.Malum, bizler saray konsepti köşklerde villalarda yaşamıyoruz.Nohut oda, bakla sofa evlerimizde ancak kendimize kadar yer olduğu için kış aylarında balkonda kuruyamayan çamaşırları kurutacak yer bulamıyoruz evde.Salonun baş köşesinde çamaşır kurutmalığı olmak zorunda kalıyor çoğu kez ve tabii ki bu durum çok sinir bozucu oluyor.
Kurban bayramının ertesi günü karar verdim ve aldık.O günden beri de başımın tacı oldu.Herkese tavsiye ediyorum.Siz de benim yaşadığım sıkıntıları çekiyorsanız, şu anda çok da güzel kampanyalar varken hiç düşünmeden alın.
Makine geldiğinde "Bundan sonra da, bir de ütülese diyeceğim herhalde" dedim.İnanın ütü yapmasa da ütü derdimi hafifletti.Çünkü iç çamaşırları,havlular,çarşaflar,pijama ve eşofmanlar o kadar kırışıksız çıkıyor ki sıcakken güzelce katlayıp kaldırıyorum ve ütülemeye ihtiyaç kalmıyor.
Ne diyeyim "Darısı isteyenlerin başına..."

Çiçekli Kekpops

Cumartesi akşamı sevgili yeğenim ve çok sevdiğim eşinin davetlisiydik.Sevgili Şeyma şahane bir masa hazırlamıştı.(Malesef fotoğraf çekemedim) Herşey çok lezzetliydi.
Tabii giderken birşey götürmek istedim.Aslında görgü kuralları gereği yemek davetine giderken yiyecek götürmemek gerekir (Karşılıklı samimiyet gereği görev dağılımı yapıldığı durumlar haricinde). Bu çok mantıklı bir kural çünkü misafir çağıran kişi konuklarını en iyi şekilde ağırlamak için emek veriyor.Her çeşit hazırlığını da yapıyor.Siz tutup yiyecek götürdüğünüzde ev sahibinin hazırlığını gölgeleyebilirsiniz;veya şu anlama da gelebilir "ben senden daha güzelini yaparım,senin yaptıklarını beğenmezsem kendi pişirdiğimi yerim..." Bu emeğe saygısızlıktır bence.
Kekpopslar  "saksıda çiçek" formunda olduğundan ve daha önce aramızda kekpops bahsi geçtiğinden üstelik yemeği gölgeleyecek bir unsur olmadığını düşündüğümden bu hediyeyi götürmekte bir sakınca görmedim. 
Çok güzel bir gece geçirdik lezzetli yemek ve tatlılar dışında "tabu"oyununda çocuklarla birlikte çocuklar gibi eğlendik. Sayelerinde geçirdiğimiz harika gece için  Sevgili Şeyma ve Ergin'e çok teşekkür ediyorum. 
 Kekpopları keki ufaladıktan sonra içine kırık fındık ve çikolatalı ganaj katarak şekillendirdim.çubuklarını takıp benmaride erittiğim çikolataya buladım.Turuncu olanları ise gıda boyasıyla renklendirdiğim fondan ile kapladım.




10 Kasım 2012 Cumartesi

Olmasaydın, olmazdık... M.Kemal Atatürk |1881-1938|



 MUSTAFA KEMAL
Dağ başını efkâr almış,
gümüş dere durmaz ağlar,
gözyaşından kana kesmiş gözlerim,
ben ağlarım, çayır ağlar, çimen ağlar,
ağlar, ağlar, cihan ağlar.
Mızıkalar iniler, ırlam ırlam dövülür,
altmış üç ilimiz, altmış üç yetim,
yıllar gelir geçer, kuşlar gelir geçer,
her geçen seni bizden parça parça götürür,
Mustafa'm, Mustafa Kemal'im.

Diz dövdüm,
gözlerim şavkı aktı Sakarya'nın suyuna,
Sakarya'nın suları nâmın söyleşir.
Hemşehrim Sakarya, öksüz Sakarya.
Ankara'dan uçan kuşlar,
Kemal'im der günler günü çağrışır,
kahrolur bulutlara karışır,
gök bulut, yaşmak bulut,
uca dağlar, dev boyunlu morca dağlar
divan durmuş bekleşir,
Mustafa'm, Mustafa Kemal'im.

Nasıl böyle varıp geldin, hoşgeldin,
çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin,
şol yüzünde güneş südü sıcaklık,
ellerinden öperim, Mustafa Kemal.
Senin dalın, yaprağın, biz, senin fidanların,
biz bunları yapmadık,
sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal.
Elsiz, ayaksız bir yeşil yılan,
yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal.
Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler,
çün buyurdun kesenleri astılar,
sen uyudun asılanlar dirildi,
Mustafa'm, Mustafa Kemal'im.

Karalar kuşanmış, Karadeniz akmam diyor,
dokunmayın, ağlamaktan bıkmam diyor,
bu gece kıyamet gecesi, bu vapur Bandırma vapuru,
yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal,
ben ölümden korkmam diyor,
korkmam diyen dilleri toz oldu, toprak oldu,
değirmen döndü dolandı, yıllar oldu,
bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir,
o bize öğretmedi kazan kaldırmasını,
günahı vebali öğretenin boynuna,
erdirip oldurana ana avrat sövmesini,
yüreğim kırıldı kanım kurudu,
var git Karadeniz var git başımdan,
mızıka çalındı düğün mü sandın,
bir yol koyup gideni gelir mi sandın,
Mustafa'm, Mustafa Kemal'im.

Ankara'nın taşına bak,
tut ki baktım, uzar gider efkârım,
çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım,
gözlerimin yaşına bak,
Ankara Kalesi'nde, Rasattepe'de
bir akça şahan gezer dolanır,
yaşın yaşın mezarını aranır,
şu dünyanın işine bak,
Mustafa'm, Mustafa  Kemal'im...
                           
~ Attila İLHAN ~

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...